40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
02:00
Serdar KAAN Köşe Yazısı
6 Şubat Depremi biliyorsunuz ki Bingöl’ü de etkiledi. Ardından hasar gören birçok okul yıkılmak zorunda kalmıştı ve yıkıldı. Enkazları da kaldırıldı. Eğitim ve öğretime ara verilmedi fakat eğitim-öğretim Bingöl’de büyük bir yara aldı. Yanılmıyorsam Bingöl merkezde 12, Genç ilçesinde 7 olmak üzere diğer ilçeler ve beldeler dahil toplamda 29 okul yıkıldı.
Yıkılan bu okulların öğrencileri başka okullara götürüldü. Bir okul sabahçı, bir okul öğleci oldu. Yani bir okul, sabah Kız Meslek Lisesi oluyor, bir okul da akşam Karşıyaka Anadolu Lisesi oluyor. Tabii buna lafımız yok, zaruret karşısında yapılacak bir şey de yok. Ancak asıl mesele zaten bundan sonra başlıyor. 6 Şubat 2023 depremi, 2 ay sonra iki yılını dolduracak. Yaklaşık iki yıldır daha bir çivi dahi çakılmadı. Bu okulların yapılıp yapılmayacağı konusunda da net bir açıklama yok. Yapılacak deniyor fakat bu laftan ötesine geçmiyor.
Lafla peynir gemisinin yürütülmediğini bilmelerine rağmen hâlâ bu gemiyi yürütmeye çalışanlar var. Milli Eğitim camiası mağdur, öğrenciler çaresiz, veliler tedirgin, siyasiler ise umursamaz. Bu tablo karşısında kim ne yapacağını bilmiyor. Bingöl halkı bu saatten sonra “Okullar yapılacak mı” diye sormuyor, “Yapın” diyor.
Bölgede her zaman başarı gösteren okulların haline gidin bir bakın. 40 dakika ders yapıp 10 dakika teneffüse çıkması gereken öğrenciler, 60 dakika ders yapıyor; bazı okullarda ise ders süreleri 30 dakikaya düşürüldü. Eğitimin kimyası bozuldu. Bingöl’de Milli Eğitimin kendisi eğitime muhtaç hale getirildi. Öğretmenler ne kadar özverili olurlarsa olsunlar, kendilerini sığınmacı gibi görüyorlar. Bir okulda iki müdür olur mu? Dönüşümlü okul olur mu? Sizler bu ayıbı daha ne kadar üzerinizde taşımayı düşünüyorsunuz?
Bingöl’ün öğrencileri bu şartlarda nasıl diğer öğrencilerle yarışacak? İstenilse bir ayda çelik konstrüksiyondan 50 tane okul yapılırdı. İleriki yıllarda öğrenciler kayıt dahi yapacak okul bulamayacaklar. Bu ayıp kimin ayıbıdır bilmem ama küçük bir ilde devleti bu kadar küçük düşürdüklerinden dolayı yetkili insanların yargılanması lazım bence.
Bir yargı mensubunu, bir hükümet yetkilisini, Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılamanın suç olduğu ve hapis cezası verildiği ülkemizde, devletin gücünü gösteremeyip bir okul dahi yapamayacak kadar aciz göstermek de suç sayılmalı. Devleti bu kadar aciz göstermek, Devleti alenen aşağılamak değil mi?
Her yıl bu memlekette 30 tane okul yapılacak kadar para çarçur oluyor. Bunun adına yolsuzluk mu, hırsızlık mı, peşkeş mi ne derseniz deyin; bu kadar para zayi olup gidiyor.
Bingöl’ün arazilerini neredeyse bedavaya alan ve ticari faaliyet gösteren Sütaş bir okul yapamaz mı?
Bingöl Belediyesi yaptığı ihalelerde eğitime katkı payı adı altında kesinti yapıp bir okul yapamaz mı? Valilik istese iş insanlarını toplayıp iki tane okul yapamaz mı?
Sayın Cevdet Yılmaz, Dünya Bankası veya Avrupa Birliği fonlarından birkaç proje yaptırıp bu memlekete üç beş tane okul kazandıramaz mı?
Bugün Bingöl’ün en büyük ihalelerini alıp ticari faaliyet yürüten Ziver Holding bir okul yapamaz mı?
Milletin bilmem neyine koymayı bilen ve bu bölgede 30 yıldır milyarlar kazanan Cengiz Holding bu memlekete bir çivi çakamaz mı?
Bu memleketin kaynaklarını , suyunu, toprağını yıllarca almış, tesis kurmuş, ayrıca ihaleler alıp kazanç sağlamış şirketler bir okul yapamaz mı?
Elbette ki yapabilirler. Ama yapmıyorlar. Yapmamalarının nedenini hepimiz iyi biliyoruz ama buradan söyleyemiyoruz neden? Çünkü yapmak suç değil, yapılanı söylemek suçtur maalesef.
Yukarıda saydıklarım eğer okul yapmak isteseler Bingöl’de yıkılan 29 tane okulu çok rahat bir şekilde yapabilirler. Bu saydıklarım, bir ayda zevkleri için bir okul parası harcayan insanlardır. Hiç kimse bu memleket için elini taşın altına koymuyor. Tabi kimsenin zevki bizi ilgilendirmez. Yukarıda saydığım bu zatı muhteşemlerin işleri güçleri bizi ilgilendirmez. Ama bu memlekete bir şeyler katmamaları bizi çok ilgilendiriyor.
Biz bu ilin valisi başta olmak üzere, milletvekillerini ve özellikle Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz’ı bu ilin eğitimine katkı sunmaya ve gerekirse bir kampanya başlatmaya davet ediyoruz. Onlar kampanya başlatsın, bizler de el birliğiyle büyük bir coşkuyla bu kampanyaya destek olalım. Bingöl’ü uzaktan konuşmak, hariçten gazel okumaya benzer. Gelin şu ilin bir içine girin, sorunlarla yüzleşin. Aksi takdirde halk olarak bizler kampanya başlatırız, sizleri utandırırız.
Saygılarımla.
0x4e9c9ab6 0x4e30db85 0x5fe8a1cd 0x7a30a792 0x7782844c 0x72603503 0xa0195aa6 0xbadd9e3e 0xbc05a67f 0xbcc69080 0xd3447f77 0xdb7c5169 0xdfdd6280 bingöl haberleri köşe yazısı orhan kaya serdar kaan
EMPATİ