40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
02:00
Serdar Kaan Köşe Yazısı
Dün, Gülbahar Barajı’nda 16 yaşındaki Muhammed Hattemi Keskin’in boğularak hayatını kaybetmesi, Bingöl’de yıllardır konuşulan ama bir türlü çözülemeyen bir gerçeği yeniden gözler önüne serdi: Profesyonel dalgıç eksikliği.
Olayın ardından AFAD ve jandarma ekipleri botlarla arama çalışması başlattı. Ancak saatler süren çabanın ardından sonuç alınamadı ve Erzurum’dan dalgıç ekibi talep edildi. Ne acıdır ki, Erzurum’dan gelen ekipler, olay yerine ulaştıktan sadece beş dakika içinde gencin cansız bedenine ulaştı.
Bu tablo bize iki şey söylüyor:
Çünkü Bingöl Belediyesi ve AKUT bünyesinde profesyonel dalgıçlar mevcut. Ancak yetkililer, yalnızca AFAD veya jandarma ekiplerinin bu tür çalışmalara katılabileceğini, diğer kurumların “delil karartma” şüphesi nedeniyle görevlendirilmediğini söylüyor.
Peki, bu şüphe gerçekçi mi?
Bingöl’deki boğulma olaylarının çoğu, bir cinayet vakası değil. Serinlemek için suya giren gençler, balık avlamak isteyen vatandaşlar… Yani ortada genellikle suç unsuru yok. Velev ki şüphe var, dalgıcın dalışını kamera ile kayıt altına almak zor mu?
Bu şehirde, her boğulma vakasında başka şehirden dalgıç beklemek, hem zaman kaybına hem de telafisi mümkün olmayan acılara neden oluyor. O beş dakika ile beş saat arasındaki fark, bir annenin evladına kavuşup kavuşamaması anlamına geliyor.
Bingöllüler artık bu konuda net bir çözüm istiyor:
Ya belediye ve AKUT bünyesindeki dalgıçların sürece dahil edilmesi ya da AFAD ve jandarma bünyesinde en az iki profesyonel dalgıç görevlendirilmesi.
Çünkü bu mesele artık sadece teknik bir eksiklik değil, insani bir sorumluluk meselesidir. Ve bu sorumluluğun gereğini yerine getirmek, Bingöl’ü yöneten herkesin boynunun borcudur. Saygılarımla…
Kendinden Kaçış Yok.