DOLAR

40,2592$% 0.13

EURO

46,7280% 0.07

STERLİN

53,9463£% 0.2

GRAM ALTIN

4.309,12%-0,18

İmsak Vakti a 02:00
Bingöl AZ BULUTLU 32°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Kendinden Kaçış Yok.


Orhan KAYA Köşe Yazısı

İnsan, çetin bir yolcudur.
Kimi zaman bir şehirden, kimi zaman bir insandan, kimi zaman da geçmişinden kaçmak ister.
Bavulunu toplar, adımlarını hızlandırır, bir trenin camında silikleşen yüzüne bakar.
Gittiği yere umutlarını, kırgınlıklarını, sustuklarını yükler.
Ama fark etmez: Asıl yükü kendisidir.
Nereye giderse gitsin, kendini de yanında götürür.

Zanneder ki uzaklaştıkça iyileşir.
Uçurum kıyısındaki yalnızlıktan, dar sokaklardaki geçmişten, aynalardaki gözlerinden uzaklaşırsa ferahlar.
Ama insan, ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın, ruhunun derinliklerine işlemiş olanı da beraberinde taşır.
Her yeni sokakta eski bir hatıra yankılanır.
Her yeni başlangıçta, geçmişten sarkan bir kırılganlık üşür omzuna.

Çünkü insan, her şeyden kaçabilir de, bir tek kendinden kaçamaz.

En büyük yük, valizlere sığmaz.
O yük, ruhun kıvrımlarında gizlidir.
En derin yara, bedende değil; vicdanın tam ortasındadır.
Ve en zorlu yolculuk, uzak diyarlara değil; insanın kendi içine yaptığı yolculuktur.

Dış dünyada her şeyle yüzleşebilir insan:
Bir kayıpla, bir ihanetle, bir iflasla, bir veda ile…
Ama kendisiyle yüzleşmek bambaşka bir cesaret ister.
Çünkü en büyük savaş, insanın kendi içinde başlar.
Ve çoğu zaman bu savaş başlamadan kaybedilir.
Çünkü insan her savaşı kazanır da, bir tek kendiyle yaptığı savaşı kaybeder.
Yenilen yine kendisidir.

İnsan, kendi iç sesinden korkar.
Aynaya bakar ama bakışının derinliğine inemez.
Sustuğu her şeyi başkalarının gürültüsünde boğmak ister.
Ama gece olunca, herkes sustuğunda o ses yeniden konuşur:
“Kaçamadın.”

Kendiyle barışamayan insan, kalabalıklarda kaybolur.
Gülümseyerek gizler çatlaklarını.
Alışkanlıklarla örtmeye çalışır eksikliğini.
Ama ne kadar uzağa giderse gitsin, içinden gelen o eksik ses yeniden bulur onu.

Çünkü insanın en sessiz ve en yorucu savaşı, kendiyle olanıdır.

Ve bu savaşı kazanmak, kılıçla değil; merhametle olur.
İnsan, kendini olduğu gibi görebildiğinde başlar gerçek iyileşme.
Eksikleriyle, hatalarıyla, yaralarıyla kabul edebildiğinde…
Kendine şefkatle yaklaşabildiğinde…

Kolay değildir bu.
Kolay olan kaçmaktır.
Gitmek, susmak, unutuyormuş gibi yapmak…
Ama kalmak…
Kendi yanında durmak…
İçindeki çocukla göz göze gelmek…
İşte asıl cesaret budur.

Ve insan, kendi derinliğine indiğinde orada her şeyle değil; yalnızca gerçekle karşılaşır.
Ama bu kez o gerçek, korkutucu değil; iyileştiricidir.
Çünkü insan, kendini tanıdıkça korkular küçülür, yükler hafifler.
Her “eksik” sanılan yan, aslında bir insan olma halidir.
Ve insan, eksikleriyle tamam olur.


Son Söz: Tavsiye Niteliğinde Bir Bakış

Felsefe binlerce yıl boyunca aynı yere işaret etti:
“Kendini tanı.”
Bu sade cümle, sadece bilgelik değil, ruhsal huzurun da kapısını aralar.
Çünkü kendini tanımayan insan, neyle savaştığını bilemez; nereye gideceğini hiç bilmez.
Modern psikoloji de bu gerçeği destekler:
Kaçmak, bastırmak ya da inkâr etmek değil; anlamak ve kabul etmektir asıl çözüm.
Kendini olduğu haliyle kabullenmek, kendine şefkat gösterebilmek…
İyileşmenin ilk ve en sağlam adımıdır.


O hâlde:
Gitmek istediğinde, önce bir dur.
Nereye gidersen git, kendini de götüreceğini hatırla.
Kendini tanı. Kendine yaklaş. Kendine iyi bak.
Çünkü insanın gerçek huzuru, kaçtığı yerde değil…
Kendini anladığı, kendini affettiği yerdedir.

Ve unutulmamalı:
Her insan, kendiyle barıştığı gün, dünyayla da barışır.

1 1 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Yalancının Mum’u Bogota’ya Kadardır.

HIZLI YORUM YAP

1 1 0 0 0 0