40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
02:00
Musa APUHAN Köşe Yazısı
Kuralları kendi içinde olan bir oyundur siyaset…
Siyasetçilerimize bir ipucu; siz siyasette kazanmak istiyorsanız seçmene muktedir olduğunuzu mutlaka hissettirin.
Seçmene kendinizi hissettirmenin en güzel ve kolay yolu, gündemin içinde olmak, beklentilere yanıt olabilecek söylemlerde bulunmak, kişilerin değil, kitlenin algısını yönlendirmektir. Çoğunluğun desteği varsa sizde var olacaksınız, siyaset yüzdeler üzerinden yapılır. Siyasetçinin en antipatik olanı, halkla iletişimi kopuk olanıdır, iletişim kitleyi harekete geçirir ve domine eder.Eğer bir siyasetçi halka, “ben sizin ne demek istediğinizi çok iyi anlıyorum, beklentilerinizi hatta günlük ihtiyaçlarınızı çok iyi biliyorum.” diyorsa o halkın gözünde sempatiktir.Süreç içinde yapacağı yanlışların, yerine getirmediği sözlerin tolere edileceğini bilir. Çünkü işin en başında sorunları çözmede yetkin olduğunu insanlara ifade etmiş ve insanlarda bu doğrultuda adımların atıldığını görmüşse, ilişki oturmuş demektir. Bazen bazıları ile dünya görüşünüz ayrı olabilir, onlara gitmemek, onlara sırt dönmek yerine onlara gitmek gerekir, çünkü ideolojik ayırımlar olsa bile unutmayalım ki sandığa gidilirken en çok kendi geleceğimizi ve istikbalimizi düşünüyoruz. Bu sebeple günlük sorunları bilen, sürekli siyasetiyle halkın içinde olan kişi halk tarafından sevilen ve vazgeçilmeyen insan olacaktır. Siyasete ticaret mantığı ile bakan siyasetçiler artık şunu görsünler; sağlam bir ilişki, tek taraflı yürümez. Siz sürekli Cuma, bayram ve diğer özel günler için mesaj yayınlamak, bilboardlara resim asmak, lüks arabanız ile ana caddelerden geçip halka el sallamakla iyi bir siyasetçi olamazsınız.Siz böyle yapmakla halkın düşüncesini değiştirebileceğinizi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz! Burada bir şeyin altını çizerek ifade etmek istiyorum;Halk sizi tanıyabilir, bu halkta bir karşılığınızın olduğu anlamına gelmiyor. Biraz siyaset biliyorsanız şunu da öğrenmiş olmanız gerekirdi; halk sizi tanıyor diye sizi sevmez ve itibar etmez.Geçmişe göre işin rengi çok değişti. Halk artık şunu söylüyor ve soruyor;“Sen beni ne kadar tanıyorsun?” O zaman artık reklamla, halkı ayağına çağırarak değil, ancak halkın ve gençlerin içinde olarak, halka dokunarak, gençlerin beklentilerini anlamak için gözlerinin içine bakarak başarı elde edebilirsiniz…Tabiri caiz ise manavdan meyve seçer gibi…
Güçlü siyaset, seçmen odaklı anlayışın neticesinde olur.
Ak Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan ve Sayın Cevdet Yılmaz’dan bu kongrede beklentiler şunlardır.Genelde AK Partinin, özelde Bingöl AK Parti teşkilatının girdiği ve gireceği oluşum ve dönüşüm sürecinde atacağı her adımda bireyin, ilin, ülkenin ve bölgenin hassasiyetlerini göz önünde bulundurması gerekir.AK Parti kurulduğu günden itibaren Ülkenin tamamında ve Bingöl’de Halkın değil, kişilerin talepleri doğrultusunda yönetimlerin oluşturulduğunu bu halk gördü. Yönetimlerin oluşturulmasında, aday belirlemelerinde, halkın talepleri karşılanmayınca belirleyicilerin değil belirlenenlerin değiştirilip yerine defalarca belirlemelerde ve atamalarda hata yapanların tekrar belirleyici olmaları, halkın aklıyla alay etmekten öte bir şey olmadığını da bu halk gördü. Yapılan bu yanlışların her defasında sandığa nasıl yansıdığını hepimiz gördük.
İşte yukarıda yapılan tespitlerde şunu çok iyi gördük ki; halk artık sizi çok iyi tanıyor. Ama şunu da gördük ki siz bu halkı iyi tanıyamamışsınız…Atalarımızın da dediği gibi “dore miru, heve hirına’’Bu halk bu defa kendisini tanıyan ve önceleyen siyasetçilere, özelikle de siyasette belirleyicilere değer verecektir.Kongre sürecinin sıkıntısız geçmesini temenni ediyorum.
0x4e9c9ab6 0x4e30db85 0x5fe8a1cd 0x6d05e82a 0x7a30a792 0x7782844c 0x72603503 0xa0195aa6 0xbadd9e3e 0xbc05a67f 0xbcc69080 0xd3447f77 0xdb7c5169 0xdfdd6280 bingöl haberleri köşe yazısı orhan kaya serdar kaan
Korktuğumuz başımıza geliyor!