40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
02:00
Orhan KAYA Köşe Yazısı
Eskiden bayram, takvimdeki rastgele bir gün değil, tüm ailenin ve mahallenin ruhunu sarıp sarmalayan bir heyecandı. Bayram, günler öncesinden geliyorum derdi. Hazırlıklar, yalnızca evin değil, insanın iç dünyasının da bir bayrama hazırlanmasıydı.
Hazırlıkların Getirdiği Heyecan:
Bayramdan bir hafta önce temizlik başlardı. Anne, büyük bir özenle camları siler, perdeleri çıkarır, halılar havalandırılırdı. Sobalı evlerde duvarlar kireçle ya da boya ile boyanır, sanki bayram sadece ruhumuzu değil, yaşadığımız yeri de arındırıyordu. Bayrama özel örtüler, saklanan tabaklar, belki sadece misafir için ayrılan şekerlikler çıkardı meydana.
Sonra sıra bayramlık kıyafetlere gelirdi. Çocuklar için bayram, yeni elbiseler ve ayakkabılar demekti. Dükkan dükkan gezilir, en güzel elbise seçilirdi. Seçilen ayakkabı, gece yatmadan başucuna konur, belki de heyecandan sabaha kadar defalarca giyilip çıkarılırdı. Bayram sabahı, mis gibi sabun kokusuyla yeni kıyafetler içinde aynanın karşısına geçilir, çocuksu bir gururla “Bana bak, güzel olmuş muyum?” diye sorulurdu.
Bayram Sabahı: Aile ve Mahallenin Kucaklaşması
Ve işte beklenen an… Bayram sabahı erkenden kalkılır, en temiz kıyafetler giyilir, baba öncülüğünde camiye gidilir, eller semaya açılırdı. Camiden dönüşte büyüklerin elleri öpülür, o avuçlara bırakılan harçlık, çocukların gözlerini ışıl ışıl yapardı.
Bayram sabahı, daha güneş doğmadan evin içini saran o mis gibi yemek kokuları… Ocakta kaynayan çorbanın buğusu, taze pişen böreklerin altın rengi, tatlıların şerbetli lezzeti… Her koku, bir heyecan, bir özlem, bir bayram coşkusu taşır. Sokaklara yayılan bu lezzet telaşı, komşulara selam, sevdiklerine davet gibidir. O kokular, sadece mideleri değil, kalpleri de ısıtır. Bayramın ilk müjdesi, sabahın sessizliğinde yükselen bir nefes gibi… Ve insan, o an, “İşte bayram!” der içinden…
Komşuların kapısı tek tek çalınır, içeri buyur edilirdi. Bayram, sadece aileyle değil, mahalleyle birlikte yaşanırdı. Önce komşular, sonra yakındaki akrabalar, ardından uzaktakiler ziyaret edilirdi. Büyükler, kendilerine yapılacak ziyaretleri özlem ve heyecanla beklerdi. Her kapı çaldığında, kalpleri bir çocuğun saf sevinciyle dolar, yüzlerinde sıcak bir tebessüm belirirdi.O evlerde sunulan ikramlar, samimiyetin en somut haliydi. İçilen kahveler, ikram edilen tatlılar, yükselen kahkahalar…
Bayramın anlamı, yalnızca kutlamak değil, paylaşmaktı. İnsan, sadece kendi ailesiyle değil, tüm mahallesiyle, tüm sevdikleriyle bir bütün olurdu. Çünkü bayram; paylaşmaktı, birlikte gülmekti, kalpleri birleştirmekti…
Günümüzde Bayram: Sessizliğe Gömülen Gelenekler
Bugün bayramlar hala kutlanıyor, ama o eski sıcaklık artık eksik. Eskiden bayram, kalabalık sofralar, kuş cıvıltısı gibi neşeli çocuk sesleri, kapı kapı dolaşılan evler demekti. Şimdi ise oteller, tatil köyleri, şehir dışına yapılan kaçamaklar… Bayram, bireysel bir tatile dönüşmüş durumda.
Eskiden bir mahallede kimsenin kapısı bayram sabahı kapalı olmazdı, şimdi ise apartman dairelerinin kapıları ardına kadar kapalı. Ne el öpen çocuklar var ne de bayramlaşmak için kapı kapı gezen büyükler. Artık bayram mesajları WhatsApp’tan, sosyal medyadan iletiliyor. Bayram, dokunarak değil, ekranlardan yaşanıyor.
Oysa bayram, bir tatilden çok daha fazlasıydı. Bayram, kaybettiklerimizi hatırlamak, geride kalanlara sımsıkı sarılmaktı. Bayram, sadece bugüne değil, geçmişe de bir selam durmaktı. Şimdi bayram günleri geçiyor ama eski bayramların o iç ısıtan hatıraları hafızalardan silinmiyor.
Eskiye Duyulan Özlem: İçimizde Saklı Çocukluk
Eski bayramlara duyulan özlem, aslında kaybolan çocukluğa duyulan özlemdir. O bayramlarda yalnızca bayramlaşmadık; büyüdük, hayatı öğrendik. Dedelerimizin avuçlarımıza bıraktığı harçlıklarla cömertliği, annelerimizin telaşıyla fedakârlığı, büyüklerimizin ellerini öperken saygıyı öğrendik. Bayram sabahlarında erkenden uyanmanın heyecanını, yeni kıyafetlerimizi gururla giymenin sevincini, komşu kapılarını çalarken hissettiğimiz samimiyeti yaşadık.
Şimdi insanlar eski bayramları hatırladıkça içlerinde tarifsiz bir hüzün duyuyor. Çünkü eski bayramlar yalnızca geçmişin güzel bir anısı değil; aynı zamanda kaybolmuş bir yaşam biçiminin, yitip giden bir sıcaklığın hatırası. O günlerde var olan içtenlik, zamanla yerini hızla akan bir hayata, sanal kutlamalara ve yalnızlaşan bayramlara bıraktı.
Belki de bu özlem, bizlere bir şeyleri hatırlatıyor. Belki de bayramları bir kez daha eski günlerdeki gibi yaşamayı denemeliyiz. Yeniden büyüklerimizin kapısını çalmalı, dostlarımızla bir kahve eşliğinde sohbet etmeli, çocuklarımızın bayram sevincine ortak olmalıyız. Çünkü bayram, geçmişte olduğu gibi bugün de sevgiyle, paylaşmayla ve birlikte olmaktan doğan bir mutluluk…
Eski bayramların o sıcaklığını geri getirmek için büyük şeylere ihtiyacımız yok. Belki de tek yapmamız gereken, biraz yavaşlamak ve sevdiklerimize daha çok zaman ayırmak. Bir kapıyı çalıp komşumuzu ziyaret edebilir, büyüklerimizin ellerini öpüp onlarla bir tatlıyı, bir kahveyi paylaşabiliriz. Çünkü bayram, yalnızca bir gün değil; sevgiyle kucaklaşmak, gönülleri hoş etmek ve paylaştıkça çoğalan bir mutluluktur.
Gelin, bu bayramda eski gelenekleri yeniden canlandıralım. Küskünlükleri bir kenara bırakalım, aile bağlarını ve dostlukları güçlendirelim. Çocuklarımıza bayramın gerçek anlamını anlatalım, onların gözlerinde o eski bayramların neşesini yeniden yeşertelim. Bayramları ekranlardan çıkarıp, yeniden yüz yüze, içten bir gülümsemeyle yaşayalım. Çünkü bayram, yalnızca bir kutlama değil; geçmişten geleceğe uzanan bir miras, bizi biz yapan değerlerin en güzel ifadesidir.
Bayram Temennisi:
Bu bayram, yüreklerin birbirine değdiği, küskünlüklerin sona erdiği, gülümsemelerin çoğaldığı bir bayram olsun. Haydi, bu bayramı bir milat kabul edelim; kalplerimizi yeniden birleştirelim, eski gelenekleri yaşatalım ve sevdiklerimizle gerçek bir bayram coşkusunu paylaşalım. Bayramınız umutla, sevgiyle, huzurla dolsun. Nice bayramlara…
0x4e9c9ab6 0x4e30db85 0x5fe8a1cd 0x6d05e82a 0x7a30a792 0x9d63658d 0x13ae5288 0x39b75d21 0x68efc757 0x106b10f6 0x7782844c 0x72603503 0xa0195aa6 0xbadd9e3e 0xbc05a67f 0xbcc69080 0xd3447f77 0xdb7c5169 0xdfdd6280 0xfad9f578 bingöl bingöl haberleri ilk yardım itfaiye köşe yazısı orhan kaya serdar kaan
KEŞKELER VE İÇİMİZDEKİ ÇOCUK