40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
02:00
M.Hanefi GÜLER Köşe Yazısı
“Müslümanlara yabancı kavramlardan biri de ‘insaniyet’tir.”
Bu kavram, geçmiş dönem İslam âlimleri arasında bilinmezdi. Günümüzde ise “insaniyet” kelimesiyle genellikle merhamet, empati, yardımlaşma, başkaları için iyilik istemek gibi güzel ve olumlu anlamlar kastedilmektedir.
Ancak zamanla bu mesele kötüye gitmiştir. Öyle ki bazıları bu sözde insaniyeti dinin önüne geçirmeye kalkışmış, hatta dindarlıktan daha üstün, daha kapsamlı bir şey olarak göstermeye başlamıştır! Tıpkı bu resimdeki başlıkta gördüğümüz gibi.
Oysa Allah Teâlâ’nın kitabına baktığında bu kullanımın doğru olmadığını açıkça göreceksin. Her ne kadar bu ifade günümüzde Müslümanlar arasında yaygınlaşmış olsa da…
Akıl sahibi biri şunu çok iyi bilir ki “insaniyet” kelimesi, “insan”a nispetle oluşturulmuş bir kavramdır. Dolayısıyla bu kelimenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsak önce “insan” kelimesinin anlamını bilmemiz gerekir… Bu anlamı hepimiz biliriz: Aklı olan, konuşabilen, canlı bir varlık; beden ve ruhtan oluşan bir mahlûk…
Kur’an’daki “insan” kelimesinin kullanımına baktığımızda ise bu kelimenin övgü anlamında kullanılmadığını görürüz. Kur’an’da iki şekilde kullanımı vardır:
Buradan şunu anlıyoruz:
İnsaniyet kelimesinin merhamet, empati, yardımlaşma gibi anlamlarda kullanılması yanıltıcıdır. En kötüsü de şu ki, bu kelimeyi öne çıkararak dini ikinci plana atmak isteniyor. Böylece sözde “insaniyet” ahlâkın ve değerlerin kaynağı, nihai hedef haline geliyor. Herkesin “insaniyet” için çalışması gerektiği söyleniyor!
Ama dikkat etmek gerekir ki; insanlığı nihai hedef ve referans kabul etmek bozuk bir yaklaşımdır. Çünkü insaniyet, dediğimiz gibi insana nispetle türetilmiştir. Peki ama tüm insanlar değerler ve ahlâk konularında aynı mı düşünüyor? Cevap: Hayır.
Mesela zina, bazı toplumlarda kişisel bir özgürlük olarak görülürken, başka toplumlarda çirkin ve iğrenç bir şey olarak kabul edilir. Öyleyse insaniyet zinayı onaylıyor mu, yoksa reddediyor mu?
Bu tür ifadelerden uzak dur! Çünkü bu tür ifadelerle dinin belirleyici referans gücü yok edilmek isteniyor. Müslümanın referansı dini olmalıdır; uydurulmuş insani değerler değil. Gerçek dindarlık; hem dünya hem de ahiret başarısının yoludur – hayali “ortak insani değerler” değil.
İnsaniyetle din arasındaki önemli farklardan biri şudur:
Dine inanan biri iyiliği Allah’ın rızasını kazanmak, cennete girmek ve cehennemden kurtulmak için yapar. Fakat insaniyet savunucuları iyiliği, sadece kendi başına güzel bir şey olduğu ve insanlığa hizmet ettiği için yaparlar. Böyle bir niyetle yapılan iyilik, ahirette kişiye sevap kazandırmaz.
Müslim’de geçen şu hadiste olduğu gibi:
Hz. Âişe şöyle sordu: “Ey Allah’ın Resulü! Câhiliye döneminde akrabalarıyla ilişkisini sürdüren, miskinleri doyuran Abdullah b. Cüd’ân’ın bu yaptıkları ona fayda sağlayacak mı?”
Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu:
“Hayır, çünkü o hiçbir zaman ‘Rabbim! Kıyamet günü günahımı bağışla’ dememişti.”
Allah’tan yardım dileriz ve yalnız O’na güveniriz.
0x4e9c9ab6 0x4e30db85 0x5fe8a1cd 0x6d05e82a 0x7a30a792 0x7782844c 0x72603503 0xa0195aa6 0xbadd9e3e 0xbc05a67f 0xbcc69080 0xd3447f77 0xdb7c5169 0xdfdd6280 bingöl haberleri köşe yazısı orhan kaya serdar kaan
1. Kurgusal Hayatlara Sığınmak