40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
02:00
İrem AKANSU Köşe Yazısı
– Doğduğunuz toplum, ırkınız, isminiz ve dininiz siz doğduğunuzda belirlenmiş oluyor hemde siz seçmeden. – Birey in kendi yaşamında, başrol kendisiyse bir ömür ona atfedilen değerleri savunmak zorunda bir yaşam sürmesi muhakkak çok üzücü.
– Eğitim hayatımız boyunca gittiğimiz okullarda matematik, Türkçe, fen bilimlerini en üst sınırda alıyoruz fakat düşünmeden, sorgulamadan yoksun bireyler yetiştiriyoruz.
– Eğer haftalık ders sayısına matematik ve Türkçe sayısınca Felsefe dersi eklenirse çocuklarımıza sorgulamayı küçük yaşta aşılayarak daha bilinçli, araştıran, farkındalığı yüksek bireylerin olduğu bir toplum haline geliriz.
– Felsefe eğitimi alan çocuklarda diğer derslerin başarı oranının arttığı da tespit edilmiştir.
– Sorgulayan bireyler başta kendisi olmak üzere kurduğu aileyle birlikte kendinden sonraki jenerasyonlara da yeni bir akım getirerek kısır döngüden çıkılmasını sağlayacaktır.
– Türkiye de felsefi yoksunluk gündeme gelen her menfi olayda kendini gösteriyor.
– Başta din tartışmaları, ekonomi tartışmaları, siyaset tartışmaları, hukuk tartışmaları olmak üzere bireyler bilgi birikimlerini geliştirmeden üstüne eklemeden sorgulamadan yorumlarda bulunuyorlar.
– Bireylerimiz sorgulamaya başlarsa devamında da araştırmaya ve okumaya başlayacaktır. Çünkü sorgulamaları karşısında buldukları yanıtlar tatmin etmedikçe birey açlığını bastıramayacak ve doymanın başka yollarını arayacaktır.
– Felsefe eğitiminin yanında temel hukuk( hukuka giriş ), Vatandaşlık, Diksiyon, Sanat ( heykel vb ), Görgü ve Nezaket Kuralları, Sanat Tarihi gibi dersler alınması bizim daha bilinçli bireyler yetiştirmemize yardımcı olacaktır.
– En büyük gruplar makro, orta büyüklükte mezo, küçük topluluklar da mikro olarak adlandırılır. Biz makro boyutta değişiklikler yapıp bundan başarı elde etmek istiyorsak en küçükten mikro dan başlamalıyız. Bunun da hiç şüphesiz ve en etkili yolu da elbette eğitimdir.
Mülki İdare Politize Edilirse…