40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
02:00
Serhat YILMAZ Köşe Yazısı
Bu dünyada yerim yokmuş,Keşke bir yalan olsaydım!..[Yusuf Hayaloğlu]Kendimi bildim bileli zamanı namaz vakitlerine ayarlı olan annemin ve sabah namazlarında onunla beraber secdeye eğildiğini hissettiğim yeryüzünün o vaktinin farklı bir yeri olmuştur bende. (And olsun kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye ki, Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.) Sabah ezanı okunmadan uyanışı, ağır ağır yatağından doğrulup bir kedi gibi mırıldanışı, evde dolanışı, abdest alışı, namaza duruşu, namaz sonrası duâ edişi, bize seslenişi…Bir sabah ezanı sonrası doğrulup yatağımdan onun bu dünyaya ait olmayan davranışlarını izlerken dönüp güzel gözleriyle bana bakmış ve ardından “Yawrımm, de kalk namaz kıl” demiş, bende, kendi kendime “seni izlemek bana ibadetlerin en güzeli gibi geliyor” demek istemiş ancak kırmadan, incitmeden nasıl anlatacağımı, nasıl söyleyeceğimi bilemediğim için sessizliğe bırakmıştım kendimi.Yine bir sabah namazı sonrası annem, her zamanki gibi temizlik yapıyor ve temizlik yaparken de hem konuşuyor, hem de birikmiş hırsını, öfkesini, yaşanmışlıklarını sildiği yerlerden alıyordu.Odamı temizlerken, anne bu saatte o güzelim mis gibi cennet kokuna şu “kahrolası İsrail” yapımı deterjan kokularını karıştırmasan olmaz mı, dedim. Annem, “Yawrum, herkes çocuklarını 9 ay karnında taşıdı, ben ise 10 ay. Sizi koynumda besledim, sırtımda taşıdım, altınızı temizledim ki o zaman hazır bez falan da yoktu. Herkesin bitlendiği zamanlar, siz mis gibi yeşil sabun kokardınız. Ne zahmetlerle büyüttüm. Tarlaya giderdim sırtımdaydınız, hayvanları sağardım sırtımdaydınız, temizlik yapardım sırtımdaydınız. Bak şimdi de temizliğinizi yapıyorum, yine sırtımdasınız… 🙂 Anne dedim, 9 ay değil de 10 ay kaldığıma göre çok da gelmek istememişim bu dünyaya demek ki. Hani benim rızam olmadan hamurumu yoğurmanız, mayasını atmanız ve canınızla besleyip doğuma hazır hale getirmeniz bir yana, bu uğurda çektiğiniz onca acı, sancı, zahmet bir yana… Ancak bunda benim bir dahlim yok sanki, üstelik doğmamak için bir ay daha uzatmışım süreyi.Hiç olmasaydım olabilecekler (olmayacaklar) beni daha çok mutlu eder, daha çok bu dünyanın türlü tuhaflıklarından uzak tutardı gibime geliyor. Ben olmamış olarak en mutlu olmamış olurdum belki. Bir de başlamak bitirmenin yarısı imiş ya, başlamamak neydi onu hatırlayamadım işte.Allah seni ıslah etsin yawrııımm, yine deli deli konuşmaya başladın. Kalk kahvaltı edelim.- Temam Anne. Bu sabah uyku uyanıklık arası uzandığım yatağımdan ağır ağır gözlerimi açıp bakınca, ana rahminden dışarı çıkmayan, doğmamak için direten Serhat’ı gördüm. Dışarıda birbirinin etini yiyerek büyüyen soğuk ve ürkütücü bir dünya; içeride sıcacık ve güvenli yatağında okula gitmemek için direnen, direten ben. Üşüyorum Tanrım, Lâ ilâhe ilallâh!
Nene Guzzî, Halka Tatlı ve Geçmişe Açılan Pencere.