DOLAR

40,2592$% 0.13

EURO

46,7280% 0.07

STERLİN

53,9463£% 0.2

GRAM ALTIN

4.309,12%-0,18

İmsak Vakti a 02:00
Bingöl AZ BULUTLU 32°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Umut DEMİR

Umut DEMİR

09 Temmuz 2026 Perşembe

İNSANLIK NEYİ KAYBETTİ?

İNSANLIK NEYİ KAYBETTİ?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Ben Mi Dünyaya Fazlayım, Yoksa Dünya Mı Bana Fazla?

Bazen insanın aklına öyle sorular geliyor ki cevabını ne sokaklarda bulabiliyor ne kalabalıklarda ne de gecenin sessizliğinde…

Ben mi bu dünyaya fazlayım, yoksa dünya mı bana fazla geliyor?

Çünkü etrafımıza baktığımızda insanların giderek daha acımasız, daha tahammülsüz ve daha bencil hale geldiğini görüyoruz. Bir zamanlar komşunun derdiyle dertlenen insanlar vardı. Şimdi ise herkes kendi çıkarının, kendi hesabının, kendi konforunun peşinde koşuyor.

Peki ne oldu bize?

Ne zaman insanın değeri karakteriyle değil, banka hesabıyla ölçülmeye başlandı?

Ne zaman “iyi insan” olmak saflık, fedakârlık yapmak aptallık, vefalı olmak ise kaybettiren bir özellik haline geldi?

Bugün birçok insanın hayatı para etrafında dönüyor. Para kazanmak elbette kötü değil. Ancak paranın insanlığın önüne geçtiği bir düzenin içinde yaşıyoruz artık.

İnsanlar birbirine “Nasılsın?” diye soruyor ama cevabını gerçekten merak etmiyor.

Kalabalıklar büyüyor, yalnızlıklar daha da derinleşiyor.

Bir başka soru daha var insanın zihnini kemiren:

Sevdiğimiz insanlar bizi gerçekten seviyor mu?

Yoksa ihtiyaçları olduğu sürece mi hayatımızdalar?

İşleri düştüğünde kapımızı çalan, işleri bittiğinde ise bizi unutan insanların sayısı neden bu kadar arttı?

Belki de insanı en çok yoran şey yorgunluk değildir.

Anlaşılmamaktır.

Söylediklerinin duyulmaması, hissettiklerinin görülmemesi, verdiğin değerin karşılığını bulamamasıdır.

Peki neden sevdiğimiz kadar sevilmiyoruz?

Neden kırılmaması için uğraştığımız insanlar, bizi kırarken aynı hassasiyeti göstermiyor?

Neden herkesin zor zamanında yanında olmaya çalışırken, bizim en zor günümüzde telefonlarımız sessiz kalıyor?

Belki de modern çağın en büyük yoksulluğu para değil;

Vicdan eksikliğidir.

Çünkü insanlar artık birbirini dinlemek yerine yargılıyor, anlamak yerine etiketliyor, destek olmak yerine uzaklaşmayı tercih ediyor.

Ve bizler sürekli bir şeylere yetişmeye çalışıyoruz…

Aileye yetişiyoruz.

İşe yetişiyoruz.

Hayata yetişiyoruz.

Toplumun beklentilerine yetişiyoruz.

Ama çoğu zaman kendimize yetişemiyoruz.

Belki de artık sormamız gereken soru şudur:

Dünya gerçekten kötü bir yer mi oldu, yoksa iyi insanlar giderek daha sessiz hale mi geldi?

Ben hâlâ cevabı bilmiyorum.

Ama şunu biliyorum:

Bu dünyada hâlâ vicdanını kaybetmemiş insanlar varsa, umut tamamen bitmiş değildir.

Belki biz bu dünyaya fazla değiliz.

Belki sadece insanlığın eksildiği bir çağda, insan kalmaya çalışan insanlarız.

VESSELAM…

Devamını Oku