40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
02:00
Alban açıklamasında, son günlerde yaşanan sahte diploma skandalı, orman yangınları ve Balıkesir Sındırgı merkezli 6.1 büyüklüğündeki depremi hatırlatarak “Bir yanda ormanlarımızı korumak için hayatını ortaya koyan insanlar, diğer yanda doğayı ranta ve talana açan politikalar var. Bir yanda gelişmiş ülkelerin risk azaltma çalışmaları sayesinde 6 büyüklüğündeki depremler zarar verici olmaktan çıkarken, bizde onlarca bina yıkılıyor.” dedi.
Türkiye’de afetlere karşı çıkarılan yasaların, stratejilerin ve planların çoğunun kâğıt üzerinde kaldığını söyleyen Alban, Afet Hukuk Sisteminin oluşturulması gerektiğini belirterek “Afet suçları için özel yasalar çıkarılmalı ve afet mahkemeleri kurulmalı.
Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı acilen kurulmalı. İmar affı uygulamaları tamamen kaldırılmalı. Zemin ve temel etütleri zorunlu hale getirilmeli, jeoloji mühendisliği planlama ve yapı üretim süreçlerinde hak ettiği önemi görmeli. Fay hatlarının geçtiği yerlerde fay sakınım bantları oluşturulmalı.
Zemin ve temel etüt çalışmalarını bir yük olarak gören; bu etütlerin ve raporlarının hazırlanmasının ana bileşeni jeoloji mühendislerini yok sayan örnekler artmıştır. Planlama ve yapı üretim ve denetim süreçlerinde jeoloji mühendisliği hizmetlerine hak ettiği değeri ve önemi veren bir yaklaşım geliştirilmelidir “şeklinde ifade etti.
“Doğa olaylarını afete dönüştüren toplumların kırılganlıklarıdır” diyen Alban, yerleşim alanlarında jeolojik-jeoteknik etütlerin yapılması, risklerin modellenmesi ve mekânsal planlamaya mutlaka entegre edilmesi gerektiğini vurguladı.
Alban açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Etkin bir mevzuat, güçlü kurumsal yapı, afet güvenliğini önceleyen bir ekonomi ve afet farkındalığı yüksek bir toplum yaratılmadıkça, her doğa olayı felakete dönüşmeye devam edecek. Bizler, bilimin ve kamu yararının yanında olarak mücadelemizi sürdüreceğiz.” şeklinde konuştu.
Bingöl’de Vatandaşa Soruldu: “Erken Seçim Olmalı mı?”