SOĞUK PAZARIN GÜNEŞİ: BİNGÖLSPOR
Enes ÇAPAK Köşe Yazısı
Malum, Aralık ayındayız; sert olur kış aylarımız. Bütün şehir artık karın beyazını hissederken, hepimize umut olan bir yeşilimiz var bizim. Koşar adım gittik yine en yeşil, en beyaz sevgiliye; bu şehrin hayalleri, umutlarıdır BİNGÖLSPOR. Bazılarımızın ise kapanmayan ya da hep kanayan yarası...
Geçen sezon kıl payı kaçırdığımız, gasp edilen şampiyonluğumuzun ardından birkaç cefakâr adamın öncülüğünde yine kapımızda ışıl ışıl parlıyordu hayallerimiz. Sezon başı yapılan müthiş başlangıcın ardından yaşanan bir duraksamadan sonra Yeşil Kartallar gaza basmış, lider olarak çıkmıştık maça. Belki de bu özlem, futbolcularımızın ayaklarına bağ olmuş gibi stresliydik; biraz da tutuk göründük, evet, ama içlerinde kopan fırtınaları hissediyor ve görebiliyorduk.
Böyle zamanlarda 3 puan çok önemlidir. İlk devrenin artık son virajında kayıp olmaması sevindiriciydi ve puzzle’ın bir parçası daha oturmuştu yerine. O kadar özlemiştik ki şampiyonluğu... Analiz yapmak yerine, gözlerimiz dolu dolu bir galibiyeti daha koyduk cebimize.
Evet, az kaldı, hissediyoruz diyerek dönüyoruz evlerimize. Yine yeni pazarlarda koşarak gideceğiz sevgiliye, en büyük ümitlerle. Stadyumda ayak basacak yer olmamasına ve bayraklarımızı sandıktan çıkarmamıza vesile olan, birkaç yürekli adamla şehirdeki on binlerle tüm benliğimizle hazırız. Sert olan bu kışın sonunda, yaşanacak baharda el ele yürüyeceğiz tüm maviliklere...
Sen çok yaşa BİNGÖLSPOR!