Küçük Yaşta Dilendirilen Çocuklar İstismar Ediliyor.Yaptırım Şart!
Bingöl’de son dönemde artış gösteren bir toplumsal yara yeniden gündemde: Küçük yaşta çocukların sokaklarda dilendirilmesi. Kentin hemen her noktasında – banka önlerinde, cami girişlerinde, AVM çevresinde, cadde köşelerinde – henüz okul çağındaki çocuklar, kimi zaman ellerinde kâğıt bardaklarla, kimi zaman bebek arabasında annelerinin yanında, kimi zaman ise kendi başlarına para istemeye zorlanıyor.
Bu tablo, yalnızca bir yoksulluk fotoğrafı değil; aynı zamanda çocuk haklarının açıkça ihlali, duygusal istismarın en ağır hali ve Türk Ceza Kanunu’na göre bir suçtur.
Dilencilik Suçtur, Çocuğu Dilendirmek Daha Ağır Bir Suçtur
Türk Ceza Kanunu'nun 229. maddesi, çocukları dilendirmeyi açıkça suç olarak tanımlar. Çocukların maddi çıkar amacıyla kullanılması, aile bireyleri tarafından dahi olsa, ciddi cezai yaptırımları gerektirir. Ne var ki, sokaklarda her geçen gün artan bu manzaralar, ilgili kurumların görevlerini layıkıyla yerine getirmediğini gözler önüne seriyor.
Kurumlar Nerede?
Bu çocukların sokaklarda dilendirilmesi yalnızca vicdanlara değil, mevzuata da aykırıdır. Ancak ne yazık ki;
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü,
Bingöl Belediyesi Zabıta Ekipleri,
İl Emniyet Müdürlüğü,
Göç İdaresi İl Müdürlüğü
gibi çocukların korunmasından ve dilencilikle mücadeleden sorumlu kurumlar bu konuda etkili ve sürdürülebilir bir çözüm ortaya koyabilmiş değil.
Bazı vakalarda, çocukları dilendiren kişilerin kendi ebeveynleri olduğu görülürken; özellikle göçmen ailelerin çocuklarını da bu suistimale alet ettiği dikkat çekiyor. Bu çocuklar ne okula gidiyor, ne sağlık hizmetlerinden yararlanıyor, ne de güvenli bir ortamda büyüyor.
Bu Çocuklar Okulda Olmalıydı…
Bir çocuğun sokakta değil okulda, oyun alanında değil tehlikede olması sadece “üzücü” değil, bir kurumsal ve toplumsal ihmalin sonucudur. Bu çocukların çoğunun zihinsel ya da fiziksel bir engeli yok; ama sistem onları görmüyor, duymuyor, korumuyor.
Yetkililere çağrımızdır:
Bu çocuklar derhal sokaklardan alınmalı,
Ailelerin ekonomik yetersizlikleri varsa sosyal yardımlar genişletilmeli,
Aile içi istismar varsa, çocuklar devlet korumasına alınmalı,
Özellikle göçmen çocuklarla ilgili etkin bir izleme ve müdahale mekanizması kurulmalı,
İl genelinde sürdürülebilir bir dilencilikle mücadele planı hazırlanmalı.
Her çocuk korunmayı, eğitim görmeyi ve insan onuruna yaraşır bir yaşamı hak eder.
Dilencilik bir istismar yöntemidir. Sokaklarda küçük ellerle yapılan her para talebi, aslında bir çığlıktır. Bu çığlık daha fazla duymazdan gelinmemeli.
Haber Merkezi