Hizmetler Neden Yavaşladı?
Serdar KAAN Köşe Yazısı
Yapımı devam eden Bingöl Devlet Hastanesi'nin 2025 yılının Kasım ayında tamamlanacağı duyurulmuştu. İnşaat hızlı başladı, kısa sürede önemli bir aşama kaydedildi. Ancak beklenen ödeneğin büyük bölümü bir türlü çıkmadı. Gelen miktarın ise bırakın inşaatın tamamlanmasını, sadece elektrik aksamına bile yetmeyeceği konuşuluyor. Bu nedenle çalışmalar ciddi şekilde yavaşladı. Temmuz ayına kadar "kör topal" devam edecek gibi görünüyor. Eğer Temmuz'da ek ödenek çıkarsa, hastane 2026'da teslim edilecek. Çıkmazsa yine gelin arabalarının arkasında bir mizaha dönüşen o sözle karşılaşacağız,
“AŞKIMIZ DEVLET HASTANESİ GİBİ HİÇ BİTMESİN"
Neticede, şimdilik hastane bir sonraki bahara kaldı.
6 Şubat Kahramanmaraş depreminin ardından Bingöl’de 39 okul için yıkım kararı alındı ve bu okullar yıkıldı. Öğrenciler şu anda başka okullarda eğitim görüyor. Ne kendi düzenleri kaldı ne de gittikleri okulların. Hem öğrenciler hem öğretmenler mağdur oldu ve eğitimde ciddi bir kalite kaybı yaşandı. Bu okullar yıkılırken “hemen yenileri yapılacak” denmişti. Ama aradan iki yıl üç ay geçti, bir çivi dahi çakılmış değil.
Yine aynı depremde Bingöl Cezaevi de yıkıldı. Burada bulunan mahkûmlar çevre illere gönderildi. Mahkûm yakınlarının büyük kısmı kıt imkânlarla yaşayan ailelerden oluşuyor. Her hafta sınırlı bütçeyle farklı illere seyahat etmek zorunda kalıyor ve mahkum yakınlarını ziyaret ediyorlar. Yeni cezaevi için müjdeler verildi, ödeneğin ayrıldığı söylendi ama burada da durum farklı değil. Henüz yer bile belirlenmedi.
Karayolları'nda yapılması gereken hizmetler aksıyor, yapılan bazı işler ise bir sonraki yıl yeniden sökülüp tekrar yapılıyor.
Devlet Su İşleri’nde (DSİ) ise genel müdürlüğün yürüttüğü birkaç büyük baraj projesi dışında elle tutulur bir hizmet görülmüyor.
Bingöl’ün orman varlığı Elazığ’dan fazla olmasına rağmen, Bingöl Orman Müdürlüğü Elazığ’ın şube şefliğini yürütüyor. Bu durum yalnızca Orman Müdürlüğü için değil, DSİ, Karayolları gibi kurumlar için de geçerli. Bu kurumların Bingöl’deki yöneticileri, herhangi bir malzeme alımı için dahi Elazığ’dan onay bekliyorlar. Bu bağımlılık zincirinin artık kırılması gerekiyor.
İl Koordinasyon Toplantıları’nda gündeme gelen yatırım miktarlarına bakıldığında, Bingöl’e ciddi paralar aktarıldığı görülüyor. Ancak bu paraların hangi yatırımlara gittiğini bilmiyorum ama Ylyıllar boyunca gelen ödeneklerin büyük bir kısmı Özlüce Barajı gibi Bingöl’e doğrudan faydası olmayan projelere yönlendirildi. Bu yatırımlar Bingöl’de yapılıyor gibi görünse de enerji üretimi başta olmak üzere yarattığı katma değer Bingöl’e değil, başkalarına gidiyor. Barajlar elbette hizmettir. Ancak Bingöl’ün bugün acil olarak ihtiyacı olan şey baraj değil, hastane, okul, temiz su ve bozulmayan yollar gibi temel altyapı hizmetleridir.
Ayrıca Bingöl’ün özellikle kalıcı istihdam yaratacak yatırımlara ihtiyacı var. Baraj projelerinde dönemsel istihdam oluşsa da bu herkese hitap eden, uzun vadeli çözümler değildir. Bingöl’e hiçbir doğrudan getirisi olmayan ama yatırım kaleminde yer alan projelerin, Bingöl bütçesi yerine genel devlet bütçesinden karşılanması daha doğru olacaktır.
Tüm bu tabloya bakıldığında, Bingöl belki de tarihinin en şanslı dönemini yaşamasına rağmen yatırımların ya yavaşladığını ya durma noktasına geldiğini ya da hiç başlamadığını görüyoruz. Bu gecikmenin bir sebebi olmalı. Aklımıza birçok soru geliyor;
Bir çekişmenin sonucu mu,
Yoksa gerçekten devlette para mı yok bilmiyoruz ama bildiğimiz bir şey varki, BİNGÖL'E YAZIK OLUYOR!
Kafalar karışık, kimse net bir cevap veremiyor. Ancak şu kesin, Sebebi ne olursa olsun, olan yine Bingöl’e ve Bingöllü’ye oluyor.
Eğer ortada kısır bir çekişme varsa, bilinmelidir ki bu çekişmenin kazananı olmayacak ama kaybedeni Bingöl olacaktır.
Saygılarımla.