Avrupa Birliği'nin resmi istatistik kurumu Eurostat, 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin dış ticaret verilerini yayımladı. Verilere göre Türkiye, AB'nin en çok ticaret yaptığı ülkeler sıralamasında 5'inci sıraya yükseldi. Bu gelişme, Türkiye'nin Avrupa ekonomisiyle entegrasyonunun ve ticari ilişkilerinin güçlendiğinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Peki bu yükselişin arkasında hangi faktörler var? İşte detaylar...
Eurostat Verileri Ne Söylüyor?
Eurostat'ın açıkladığı verilere göre, 2026 Nisan-Haziran döneminde Türkiye, AB'nin toplam dış ticaret hacminde kayda değer bir paya sahip oldu. Türkiye, AB'nin ithalatında ve ihracatında ilk beş ülke arasında yer alarak, ticari ilişkilerin derinliğini bir kez daha kanıtladı. Bu dönemde AB'nin Türkiye'den yaptığı ithalat ile Türkiye'ye yaptığı ihracat arasındaki denge, iki tarafın da birbirine olan bağımlılığını gösteriyor.
Avrupa Komisyonu'nun ticaret istatistikleri incelendiğinde, Türkiye'nin AB ile ticaret hacminin yıllık bazda %12 arttığı görülüyor. Özellikle imalat sanayi ürünleri, otomotiv yedek parçaları, tekstil ve makine ekipmanları bu ticaretin ana kalemlerini oluşturuyor. Uzmanlar, Türkiye'nin üretim kapasitesindeki artışın ve lojistik avantajlarının bu yükselişte etkili olduğunu vurguluyor.
İthalatta ve İhracatta Güçlü Performans
Türkiye'nin AB'ye ihracatı, ikinci çeyrekte %14 artışla dikkat çekti. Bu artışta Avrupa'daki talep toparlanmasının yanı sıra, Türk firmalarının tedarik zinciri içinde daha fazla yer edinmesi etkili oldu. Öte yandan AB'den Türkiye'ye yapılan ihracat da %9 oranında büyüdü. Bu veriler, iki taraf arasındaki ticaretin çift yönlü ve dengeli bir şekilde arttığını ortaya koyuyor.
Otomotiv sektörü, Türkiye'nin AB ihracatında en büyük paya sahip sektör olmaya devam etti. Avrupa'nın önde gelen otomobil üreticilerinin Türkiye'deki fabrikaları, AB pazarına yönelik üretimlerini artırdı. Bunun yanında kimya ürünleri ve elektrikli ekipmanlar da ihracatta öne çıkan diğer kalemler arasında yer aldı.
AB'nin Diğer Ticaret Ortaklarıyla Karşılaştırma
AB'nin en büyük ticaret ortakları arasında Çin ilk sırada bulunurken, onu Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere takip ediyor. Türkiye, geçtiğimiz yıllarda 6'ncı sırada yer alırken, bu yıl İsviçre ve Japonya gibi rakiplerini geride bırakarak 5'inciliğe yükseldi. Bu yükseliş, Türkiye'nin Avrupa ekonomisindeki konumunu sağlamlaştırdığına işaret ediyor.
Karşılaştırmalı verilere göre, Türkiye'nin AB ticaretindeki payı %4,5 civarına ulaştı. Bu oran, son on yılın en yüksek seviyesi olarak kayıtlara geçti. Çin’in payı %15 seviyelerinde olsa da Türkiye’nin coğrafi yakınlığı ve Gümrük Birliği anlaşması, ticaretin sürdürülebilirliği açısından önemli avantajlar sunuyor.
Uzman Görüşleri ve Değerlendirmeler
Ekonomistler, Türkiye'nin AB ticaretindeki bu yükselişini olumlu bir sinyal olarak değerlendiriyor. İstanbul Ticaret Odası Başkanı İTO'nun yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin üretim gücü ve ihracat kabiliyeti, Avrupa pazarında hak ettiği yeri almaya başladı. Bu başarının kalıcı olması için yapısal reformlara devam edilmesi gerekiyor.” ifadeleri yer aldı.
Uluslararası ticaret uzmanı Prof. Dr. Erinç Yeldan ise, “Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve hizmet sektörünün dahil edilmesi durumunda ticaret hacminin çok daha üst seviyelere çıkabileceğini” belirtti. Yeldan’a göre, dijital ekonomi ve yeşil mutabakat gibi alanlarda iş birliği, Türkiye’nin AB ticaretindeki konumunu daha da güçlendirebilir.
Uzman Görüşlerinden Öne Çıkan Başlıklar
- Ticaret hacminde yıllık %12 artış sağlandı.
- İhracatın çeşitlenmesi, yeni sektörlerde de atılım yapılmasını gerektiriyor.
- Lojistik altyapı yatırımları, AB ile ticarette stratejik önem taşıyor.
- Kur dalgalanmaları, ihracatçıların önündeki en büyük risklerden biri olmaya devam ediyor.
Geleceğe Yönelik Beklentiler
Uzmanlar, Türkiye’nin AB ile ticaretindeki bu ivmenin 2026’nın tamamında da süreceğini öngörüyor. Özellikle AB’nin yeşil dönüşüm politikaları, Türkiye’nin yenilenebilir enerji ekipmanları ve elektrikli araç bataryaları gibi alanlarda yeni fırsatlar sunabilir. Ayrıca, AB’nin tedarik zinciri çeşitlendirme stratejisi, Türkiye’yi Asya’ya alternatif bir üretim merkezi haline getirebilir.
Öte yandan, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi müzakerelerinin hızlanması halinde, ticaret hacminin %30’a kadar artabileceği tahmin ediliyor. Bu senaryoda, Türkiye’nin AB’nin 3'üncü büyük ticaret ortağı olması dahi konuşuluyor. Ancak bu süreçte siyasi ilişkilerin de olumlu bir şekilde ilerlemesi kritik rol oynayacak.
Sonuç
Eurostat verileri, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ekonomik entegrasyonunun güçlenerek devam ettiğini gösteriyor. AB’nin 5’inci büyük ticaret ortağı konumuna yükselen Türkiye, hem ihracat hem ithalat tarafında üstlendiği rolle Avrupa ekonomisi için vazgeçilmez bir partner haline gelmiştir. Önümüzdeki dönemde atılacak doğru adımlarla bu başarının kalıcı olması ve daha üst sıralara taşınması bekleniyor. Türkiye’nin ekonomik istikrarı ve dış politika öncelikleri, bu sürecin en önemli belirleyicileri olacak.