Bir Dönemin Yıldızı: AKP’nin Yükselişi ve Çöküşü

Serdar KAAN Köşe Yazısı

1990’lı yıllarda bir Tayyip Erdoğan düşünün. Hitabetiyle gönüllere dokunan, halkın güvenini kazanan, “Bir çay bir simit” hesabıyla adalet ve refah vaat ederek iktidara gelen bir lider. Ancak o günlerde dönemin başbakanı Bülent Ecevit için söylediği ne varsa, bugün daha beteri kendi başına geldi. Bir çay ve simitle halkın desteğini alanlar, bugün halkı o çaya ve simide muhtaç hale getirdiler.

AKP’nin ilk 10 yılında yapılan hizmetleri inkâr etmek mümkün değil. Hastaneler, köprüler, yollar, okullar ve daha niceleri halkın takdirini kazandı. O dönemdeki reformlar, ülkenin ihtiyaçlarını karşılamış, insanları umutlandırmıştı. Ancak bu başarı, uzun soluklu olmadı.

Günümüzde o yılların hizmetlerine dönüp baktığımızda, çoğunun çöktüğünü görüyoruz:

Hastaneler bitme noktasında, doktorlar özel sektöre ya da yurtdışına göç ediyor. Yap-işlet-devret modeliyle yapılan şehir hastaneleri ve diğer projeler, ülkenin ekonomisini adeta iflas ettirdi.

Hükümetin zam üstüne zam yaptığı, borçların gırtlağa dayandığı bir dönemdeyiz. Halk perişan, alım gücü yok.

Üniversite mezunlarının işsizlik oranı rekor seviyelerde. Eğitim sistemi çökmüş durumda.

Toplum ahlaki değerlerden uzaklaştırıldı. “Dindar nesil” hedefi, yozlaşmış bir nesle dönüştü.

Bu noktada, AKP’yi iktidara getiren koşulların bugün başka bir oluşumun doğuşuna zemin hazırladığı açıkça görülüyor. Ancak bu çöküşün temelinde sadece ekonomik ya da yapısal sorunlar değil, ahlaki ve siyasi yozlaşma da yatıyor.

Sonuç olarak, hiçbir düzen ebedi değildir. Adalet, er ya da geç mutlaka tecelli edecektir. Yolsuzluk yapanlar ve halkın kaynaklarını haksızca kullananlar, her zaman hukuk önünde hesap vermiştir. Bu millet ve bu ülke, onuruyla yeniden ayağa kalkacak; ülkeyi bu hale getirenler ise tarihin tozlu sayfalarındaki yerini alacaktır.

Hükümeti devlet zannedenler, devletin hükümetten ibaret olmadığını anladıklarında büyük bir hayal kırıklığı yaşayacaklar. Tüm varlıklarını tek bir güce bağlayanlar, o gücü kaybettiklerinde aslında her şeylerini kaybettiklerini fark edecekler.

Hükümetin gücünü kullanarak kendilerine çıkar sağlayanlar, başkalarını ezerken aslında büyük bir yanılgıya düştüklerini anlayacaklar. Ancak bu gerçeği fark ettiklerinde, ne yazık ki iş işten geçmiş olacak.Hülasa; Ülke hepimizi, Devlet hepimizindir.

Saygılarımla...