DOLAR

40,2592$% 0.13

EURO

46,7280% 0.07

STERLİN

53,9463£% 0.2

GRAM ALTIN

4.309,12%-0,18

İmsak Vakti a 02:00
Bingöl AZ BULUTLU 32°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Dr. Osman HANSU

Dr. Osman HANSU

02 Aralık 2025 Salı

Bingöl ve Deprem Gerçeği: Sayısal Verilerle Riskler ve Çözüm Önerileri

4

BEĞENDİM

ABONE OL

Dr. Osman HANSU Köşe Yazsısı

Bingöl, Türkiye’nin deprem riski en yüksek bölgelerinden biridir ve her yıl artan nüfusu ve yapı stoğuyla ciddi tehlikelerle karşı karşıyadır. Türkiye geneli ve Bingöl özelinde yapılan araştırmalar, yapıların dayanıklılığı, depreme hazırlık durumu ve risklerin azaltılması için alınması gereken önlemler hakkında çarpıcı sayısal veriler sunmaktadır.

Türkiye ve Bingöl’deki Deprem Riski Profili

Türkiye genelinde yaklaşık 22 milyon bina bulunmakta olup, bunların %50’sinden fazlası 20 yaşın üzerinde, yani güncel deprem yönetmeliklerine göre yapılmamış ve daha büyük risk taşımaktadır. AFAD’ın 2022 yılı verilerine göre Bingöl’deki binaların %63’ü orta ve yüksek riskli kategorisinde yer alırken, Türkiye ortalamasının üzerinde bir risk düzeyi sergilemektedir. Özellikle Bingöl’ün yakınlarında yer alan Yedisu Fayı’nın 7.0 ve üzerinde bir depreme neden olma olasılığı bilim insanları tarafından %80 olarak tahmin edilmektedir. Bu büyüklükte bir depremin Bingöl gibi deprem riski yüksek bir bölgede yaratacağı yıkıcı etkiler, toplumsal hazırlığın ne kadar gerekli olduğunu gözler önüne sermektedir.

Bingöl’de Yapı Stoku ve Güçlendirme Gereksinimi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2021 verilerine göre Türkiye genelinde yaklaşık 6.7 milyon konutun kentsel dönüşüme ihtiyaç duyduğu belirtilmiştir. Bu dönüşüm ihtiyacının Bingöl’de de aciliyet taşıdığı bilinmektedir. Bingöl ilindeki mevcut binaların %30’unun eski deprem yönetmeliklerine göre yapıldığı, yani güçlendirme veya yeniden inşa gerektirdiği tahmin edilmektedir. Türkiye’de her yıl 300.000 konutun kentsel dönüşüm kapsamına alındığı göz önünde bulundurulursa, Bingöl gibi deprem riski yüksek bölgelerde dönüşüm hızının artırılması önemlidir.

Depreme Dayanıklı Yapılar ve Yapı Denetimi

TÜİK 2020 yılı raporlarına göre, Türkiye genelinde yapıların %40’ı ruhsatsız veya kaçak yapı statüsünde, yani yeterli mühendislik denetiminden geçmeden inşa edilmiştir. Bingöl’de ise bu oran %35 ile Türkiye ortalamasına yakındır. Yani her üç yapıdan biri yeterli denetimden geçmemiş durumda. Bu durum, deprem anında yıkım riskini artıran başlıca etmenlerden biridir. Yeni yapıların ise, 2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’ne uygun olarak inşa edilmesi gerekliliği oldukça önemlidir; çünkü bu yönetmelik, yapıların sismik hareketlere daha dayanıklı olmasını sağlayacak modern standartları içermektedir.

Bingöl’de Toplumsal Bilinç ve Hazırlık Durumu

AFAD’ın 2021 yılı Deprem Bilinci Araştırması’na göre Türkiye genelinde vatandaşların %74’ü afet çantası hazırlamamış durumda ve %60’ı deprem sonrası toplanma alanlarını bilmemektedir. Bingöl özelinde bu oranların daha düşük olduğu tahmin edilmektedir, yani halkın büyük bir kısmı olası bir deprem sonrası neler yapması gerektiğini bilmemektedir. Özellikle afet çantası hazırlama oranının sadece %20 seviyelerinde olduğu ve deprem eğitimi alan bireylerin oranının %15 civarında olduğu gözlemlenmiştir. Bu durum, Bingöl gibi deprem riski yüksek bir bölgede afet bilinci oluşturmanın ne kadar gerekli olduğunu ortaya koymaktadır.

Yerel Yönetimler ve Kaynak Dağılımı

TÜİK 2020 verilerine göre, Türkiye’de yerel yönetimlerin afet yönetimine ayırdığı bütçe, toplam bütçelerinin sadece %2.3’ünü oluşturuyor. Bingöl’de ise bu oran daha da düşük, %1.8 civarında. Deprem hazırlığına yönelik bütçelerin sınırlı olması, yapılacak çalışmalarda eksikliklere yol açmakta ve halkın güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Bingöl gibi riskli bölgelerde bu oranların artırılması ve daha fazla kaynağın afet hazırlığına ayrılması gerekmektedir.

1 Mayıs 2003 Bingöl Depreminden sonra kişisel müdahalelerle hasar durumunun değiştirildiği binalara Dikkat!

1 Mayıs 2003 depremini bizzat yaşayan bir vatandaş olarak o günlerden aklımda kalan; yapıların hasar durumlarının 2. Ve 3. Şahıslar aracılığı ile sistem üzerinden direk veya dolaylı olarak hasar durumları değiştirilen yapıların ciddi risk altında olduğunu düşünüyorum. Bu yapılar bilinçsiz bir şekilde herhangi bir yönetmeliğe veya standarda uygun olmayacak şekilde güçlendirme adı altında işlemlerden geçtiğine bizzat şahit oldum. Bazı yapılar ise makyajlama ile sadece sıva-boya yapılarak taşıyıcı sistemlerdeki hasarlar kapatıldı. Özellikle Malatya’da benzer işlemelerin olduğu 24 Ocak 2020 Elazığ depreminde ağır veya orta hasarlı yapılar 6 Şubat 2023 depreminin ilk saniyelerinde göçtü ve onlarca can ve mal kaybına neden oldu. Maalesef aynı hataları yaparak faklı sonuçlar bekliyoruz. Olası bir Bingöl depreminde benzer işlemler gören yapıların ciddi tehlike altında olduğunu düşünüyorum.Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde yer alması nedeniyle, depreme dayanıklı yapılar oluşturmak hayati öneme sahiptir. Ancak, birçok yapının güçlendirilmesi sırasında yanlış tekniklerin kullanılması, bu yapıların deprem performansını düşürmektedir. Örneğin, 2018’de yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018), mevcut binaların depreme dayanıklı hale getirilmesi için taşıyıcı sistemlerin dayanıklılığının en az %25 artırılmasını öngörmektedir. Ancak, bazı yapılarda düşük kaliteli beton kullanımı, donatı yetersizlikleri veya kolon-kiriş birleşimlerinde uygun malzemelerin eksikliği gibi teknik dışı müdahaleler, yönetmeliğe aykırı olduğu için binaların depreme karşı beklenen dayanıklılığı göstermesini engeller. Bu yanlış tekniklerle işlem gören binalar, gelecekte olası bir depremde ciddi riskler taşır. Örneğin, İstanbul’da 2020 itibarıyla yaklaşık 1,6 milyon konutun deprem açısından riskli olduğu ve %60’ının depreme dayanıklı olmadığı belirtilmektedir. Gelişi güzel yapılan güçlendirmelerde, taşıyıcı sistem elemanlarının rijitlik ve süneklik özellikleri dikkate alınmadığında, bu yapılar depremin enerjisini karşılayamaz ve yıkılma riski artar. Güçlendirme çalışmaları, uygun mühendislik tasarımı ve doğru malzeme seçimi ile yapılmadığında, deprem anında beklenmedik yapısal zafiyetlere neden olabilir. Dolayısıyla, yönetmeliklere uygun güçlendirme yapılması, yapıların güvenliğini sağlamak ve can kaybını önlemek için zorunludur.

Bingöl’de Yapılması Gerekenler

1.Kentsel Dönüşüm Hızının Artırılması: Türkiye’de her yıl ortalama 300.000 konutun yenilendiği kentsel dönüşüm çalışmaları, Bingöl’de de hız kazanmalıdır. Bingöl’de eski yönetmeliklerle yapılmış ve riskli kabul edilen en az 10.000 konut bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu binaların hızla yenilenmesi, olası bir depreme karşı alınabilecek en etkili önlemlerden biridir.2.Denetimlerin Sıklaştırılması: Türkiye genelinde ruhsatsız yapı oranı %40 olarak belirlenmişken, Bingöl’de bu oran %35’te seyretmektedir. Ruhsatsız ve denetimsiz yapıların güvenliği, yerel yönetimlerin düzenli denetimleri ile sağlanmalıdır.3.Toplumsal Bilinç ve Eğitim Seferberliği: Bingöl’de afet eğitimi almış bireylerin oranı %15 civarında. Bu oran, afet tatbikatları, eğitim programları ve bilinçlendirme kampanyaları ile artırılmalıdır. Ayrıca afet çantası hazırlama oranı %20’den daha yukarı çekilmelidir.

Sonuç

Depreme karşı dirençli bir Bingöl inşa etmek, yalnızca binaların dayanıklılığını artırmakla sınırlı kalmamalı, aynı zamanda toplumu afet bilinciyle donatmak için eğitim ve hazırlık çalışmaları ile desteklenmelidir. Veriler açıkça göstermektedir ki, Bingöl’deki yapıların büyük bir kısmı güçlendirilmez ve toplumsal hazırlık artırılmazsa, olası bir deprem çok ciddi yıkımlara neden olabilir. Tüm bu sayısal veriler, Bingöl’ün gelecekteki güvenliği için hızlı ve etkili bir seferberlik gerektiğini ortaya koymaktadır.