Ağam bizle eylenir!
Serdar KAAN Köşe Yazısı
Şimdilerde yeni bir sloganla halkın gönlünde taht kurmaya çalışan bir AKP var karşımızda.
"Adımız Kardeşlik Soyadımız Türkiye"
“Kardeşlik”ten bahsediyorlar ama bu sloganı atanların kardeşlikle uzaktan yakından ilgisi yok.
Kendinden olmayanı “hain”, “terörist”, “şu’cu bu’cu” diye yaftalayanlar, şimdi seçim hazırlıkları kapsamında bir kardeşlik türküsü tutturmuş gidiyor.
Bu, tıpkı Ramazan ayında Müslümanlara kin kusan İsrail’in, İslami Coca-Cola reklamı yayınlaması gibi bir garabet.
Dün ezanı susturanlar, bugün Ramazan ayında ezanlı reklamlar vererek insanların gönlünde yer etmeye çalışıyor.
Her seçimden önce “kardeş” oluyoruz, ama sandık kapandığında kardeşlik bitiyor, düşmanlık başlıyor.
Kendi halkına düşman gibi davrananlar, şimdi yine kardeşlik naraları atıyor.
Suriye politikasında sessizlik hâkim.
Ekonomiye “çöktü” desek, çökmeye hakaret etmiş oluruz.
Eğitim yok oldu.
Sağlık sisteminde ise, “Çalışmak istemeyen defolup gitsin” diyerek (!) bir devrim yaptılar.
Neye elimizi atsak elimizde kalıyor.
Cezaevleri masum insanlarla dolup taşıyor. Ve bu koşullarda, bize “kardeş olalım” diyorsunuz.
Oruç tutmak, fakirin halinden anlamaktır, eyvallah.
Peki zenginlerin halini anlamak için ne yapmalıyız?
Herkes herkesin annesini soruyor, peki ya bu babaların suçu ne?
Ahlakı çökerttiniz, şimdi de kardeşlikten bahsediyorsunuz.
Sizinle bu millet arasında artık bir kardeşlik bağı kalmadı.
Her “kardeş” dediğinizin sonu hüsran oldu:
Saddam kardeşinizdi, asıldı.
Kaddafi kardeşinizdi, halkına boğduruldu.
Esad kardeşinizdi, felakete dönüştü.
Mursi kardeşinizdi, zındanlarda öldürüldü.
Nice kardeş dedikleriniz çoktan toprak olup gittiler.
Lütfen bize “kardeş” demeyin.
Biz biliyoruz ki sizin kardeşliğinizin sonu hüsrandır.
Bizden size kardeş olmaz.
Hiçbir sloganınız, hiçbir planınız artık tutmayacak.
Sonu gördünüz, kardeş olmaya karar verdiniz.
Ama unutmayın: Sekerat anındaki tövbe, tövbe değildir.
Şimdi bir slogan da biz atalım:
“Rahmetle geldiniz, şimdi rahmetli oldunuz.”
24 yıllık iktidarınızda, dünya nimetlerinden ne varsa tattınız.
Her türlü kötülüğü yaptınız.
Yaptığınız iyi şeyleri bile, kötülüklerinizi daha rahat yürütmek için yaptınız.
Harun gibi geldiniz, Karun oldunuz.
Mazlum geldiniz, zalim oldunuz.
Bugün kendinizi “tek güç” sanıyorsunuz ama değilsiniz.
Bu ülkenin öz Anadolu evlatları bu ipi göğüsleyecek.
Ve bu milletin başına bela olmuş bütün tüfeyliler gidecek, daha doğrusu kaçacak!
Bir gün gelecek, yalnız kalacaksınız.
Bir gün gelecek, bu millet sizi lanetle anacak.
Bir gün gelecek, adalet geldiğinde yaptıklarınızdan pişman olacaksınız ama iş işten geçmiş olacak.
Ve yine bir gün gelecek, sağcısından solcusuna, Müslümanından gayrimüslimine kadar herkesin kalbi bu ülke için atacak.
Herkesin ortak paydası “TÜRKİYE” olacak.
İşte o zaman kardeşlik türküsü hem Türkçe, hem Kürtçe, hem Zazaca, hem Arapça, kısacası bu toprakların bütün dillerinde söylenecek.
O gerçek kardeşliğin kokusu şimdiden tüm ülkeyi sarmış durumda.
Kokusu çıkanın gelişi yakındır.
Çünkü sizin kardeşliğiniz ihale kardeşliği.
Sizin kardeşliğiniz menfaat kardeşliği.
Ama Anadolu insanının menfaate dayalı kardeşliği yoktur.
Onlar severse, yürekten sever.
Sizin kardeşliğiniz size,
Bizim kardeşliğimiz bize.
Saygılarımla…