Solhan’da 1200 Dönümlük Mera Krizi: Mera Alanları Peşkeş mi çekiliyor?
Solhan’ın Boğlan Mahallesi’nde binlerce kişinin geçimini sağladığı mera alanlarının “sahte imzalarla” mera vasfından çıkarılarak ham toprağa dönüştürüldüğü ve daha sonra bir şirkete GES projesi için tahsis edilmek istendiği iddiaları ilçede büyük tepkiye neden oldu.
İddiaya göre iki ayrı parselden oluşan ve toplamda yaklaşık 1200 dönümlük alanı kapsayan mera arazileri, mahalle sakinlerinin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştirilen işlemlerle mera vasfından çıkarıldı. Bölge sakinleri, süreçte kullanılan bazı imzaların sahte olduğunu öne sürerken, söz konusu arazinin daha sonra bir şirketin GES projesine açılmak istendiğini belirtiyor.
Tepkinin bir diğer nedeni ise şirketin henüz yapı izni dahi bulunmadığı ileri sürülen bir süreçte iş makinelerini araziye sokarak çalışmalara başlaması.
Boğlan Mahallesi sakinlerinden Hasan Yasul, yaşananlara sert tepki göstererek, “Daha ortada yapı izni olmamasına rağmen sanki bütün izinler alınmış gibi şirket iş makinelerini o alana sokmuş ve çalışmalarını başlatmıştır. Hiç kimseyi kale almadan çalışmalarını yürüten bu şirkete bu imtiyazı kim ya da kimler veriyor?” diye sordu.
Yasul, mera alanlarının dört mahalle tarafından kullanıldığını, bölgede hayvancılık ve arıcılığın temel geçim kaynakları arasında bulunduğunu belirterek, “Binlerce insanın istifade ettiği mera alanı nasıl oluyor da ayak oyunlarıyla ham toprağa çevriliyor ve bir şirkete veriliyor? Buradaki insanlar hayvanlarını nerede otlatacak, arıcılığı nerede yapacak ve bu insanlar geçimlerini nasıl sağlayacak?” ifadelerini kullandı.
“1937’den beri vergi veriyoruz”
Söz konusu alanların yıllardır bölge halkının kullanımında olduğunu belirten Yasul, “1937’den beridir vergi veriliyor. Burası milletin malıdır. Bu alanların tekrar mera vasfına döndürülmesini ve mahalle sakinlerinin hizmetine sunulmasını istiyoruz” dedi.
Mahalle sakinlerinin konuyla ilgili yalnızca tepki göstermekle kalmadığını belirten Yasul, binlerce imza topladıklarını ve çeşitli kurumlara başvurduklarını söyledi. Yasul, CİMER’in yanı sıra Adalet Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na dilekçeler verdiklerini belirterek, sürecin araştırılmasını ve mera vasfından çıkarıldığı iddia edilen alanların yeniden mera olarak değerlendirilmesini talep ettiklerini ifade etti.
“Mahkeme dosyayı incelemeden mi reddetti?”
Boğlan sakinlerinin itirazlarının bir diğer ayağını ise idari yargı süreci oluşturuyor. Mahalle sakinleri, yapılan başvurunun çok kısa süre içerisinde ve yeterli inceleme yapılmadan reddedildiğini ileri sürüyor.
Yasul, “İdari mahkemeye müracaat ettik. Ancak mahkemenin dosyayı yeterince incelemeden, çok kısa bir süre içerisinde ret kararı verdiğini düşünüyoruz. Bizim talebimiz çok açık: Bu alan yerinde incelensin, buradaki insanlar dinlensin ve gerçekler ortaya çıkarılsın” dedi.
“16 bin küçükbaş, bin büyükbaş, 10 bin arı kovanı”
Boğlan Mahallesi’nde yaklaşık 16 bin küçükbaş, 1000 büyükbaş hayvan ve yaklaşık 10 bin arı kovanı bulunduğunu belirten Yasul, söz konusu mera alanının yalnızca bir arazi parçası olmadığını, bölge ekonomisinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Yasul, bölgenin yüksek floraya sahip olduğunu belirterek, “Burası hayvancılık ve arıcılık açısından son derece önemli bir alan. Biz GES projelerine karşı değiliz. Ancak GES yapılacaksa hayvanların otlatıldığı, arıcılık yapılan mera alanlarından uzak durulmalıdır” ifadelerini kullandı.
“300 milyon liralık ekonomik değer yok olacak”
Mera alanlarının kapatılması halinde bölgedeki hayvancılık ve arıcılığın ciddi darbe alacağını savunan Yasul, bölgenin yıllık süt, et ve bal üretiminin yaklaşık 300 milyon liralık bir katma değer oluşturduğunu söyledi.
Yasul ayrıca söz konusu alanın yaklaşık 50 bin hayvanın geçiş güzergâhı olduğunu belirterek, mera alanlarının kapatılması halinde ciddi bir ulaşım ve geçiş sorununun da ortaya çıkacağını ifade etti.
“Göçebeler tapulu arazilerden geçmek zorunda kalacak”
Mera alanının kapatılması durumunda hayvan sürülerinin geçiş güzergâhlarının da değişeceğini belirten Yasul, “Yaklaşık 50 bin hayvanın geçiş güzergâhından bahsediyoruz. Bu alan kapatılırsa göçebeler hayvanlarını tapulu arazilerden geçirmek zorunda kalacak. Bunun bölgede çok ciddi sıkıntılara yol açacağını herkes biliyor” dedi.
Yasul, söz konusu uygulamanın insanların tek geçim kaynağı olan hayvancılığa büyük bir darbe vuracağını belirterek, GES projelerinin mera alanları yerine vasfını yitirmiş orman arazileri gibi alternatif alanlarda değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“Yetkililer gelsin, yerinde görsün”
Boğlan Mahallesi sakinlerinin yetkililerden beklentisinin açık olduğunu belirten Hasan Yasul, “Biz yetkililerden bu konuyu araştırmalarını, yerinde incelemelerini ve mahalle sakinlerini dinlemelerini istiyoruz. Halkın elinden geçim kaynağını alacak bir uygulama yapılmamalıdır. Bu alan tekrar mera olarak değerlendirilerek mahalle sakinlerinin kullanımına sunulmalıdır” dedi.
Şimdi gözler, Boğlan Mahallesi sakinlerinin “sahte imza”, “mera vasfının değiştirilmesi”, “arazinin şirkete tahsis edilmesi” ve “izinler tamamlanmadan çalışmalara başlanması” yönündeki iddialarına ilişkin yetkililerin yapacağı açıklamaya çevrildi.
Ortada ciddi iddialar var.
Sorulması gereken soru ise son derece basit:
Bu arazi hangi gerekçeyle mera vasfından çıkarıldı, süreçte hangi imzalar kullanıldı, kimler onay verdi ve henüz tüm izinler tamamlanmadan iş makinelerinin araziye girmesine kim izin verdi?
Boğlan halkı bu sorulara cevap bekliyor.