Denizlerde 1 Eylül itibarıyla av yasağının kalkması ile birlikte Karadenizli balıkçılar için yeni sezon adeta rekorlarla başladı. "Vira bismillah" diyerek sabahın erken saatlerinde denize açılan tekneler, ilk ağlarını suya attıkları anda beklenmedik bir bolluk yaşadı. Karadeniz'in Trabzon, Samsun, Ordu ve Giresun kıyılarında pek çok tekne, güvertesi neredeyse palamutla dolmuş halde limana dönmeye başladı. Balıkçıların yüzü, yıllardır hasret kaldıkları bu manzara karşısında gülüyor.
Yeni sezonun ilk günleri, tüm bölgede palamut panayırı görüntüleri oluşturdu. Hem büyük hem küçük ölçekli balıkçılar, avladıkları palamutları denizden çıkarmanın keyfini yaşıyor. Uzun süredir bu denli verimli bir sezon beklemediklerini dile getiren sektör temsilcileri, palamut bolluğunun ilerleyen haftalarda da sürmesini ümit ediyor.
Av Sezonu Palamut Bolluğuyla Başladı
Denizlerde av yasağı, 1 Eylül 2026 itibarıyla kalktı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından her yıl belirlenen takvime göre, Karadeniz'de trol ve gırgır tekneleri için avcılığa izin verilen dönem 1 Eylül'de başlıyor. Bu yıl sezonun ilk haftasında özellikle palamudun bol olması, hem balıkçıların yüzünü güldürdü hem de yerli halka ucuz ve taze balık yeme fırsatı sundu. Meteorolojik koşulların da avlanmaya elverişli olması, sezonun ilk günlerinin daha üretken geçmesini sağladı.
Tekneler Limana Dopdolu Döndü
Samsun ve Trabzon Balık Hali'nde hummalı bir mesai yaşanıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla limana yanaşan teknelerin kasaları, 3 ila 5 ton arasında palamutla dolduruluyor. Balıkçılar, özellikle geçtiğimiz kış aylarında deniz suyu sıcaklığının normal seviyelerde seyretmesinin, palamut sürülerinin Karadeniz'de daha uzun süre kalmasına neden olduğunu söylüyor. Yetkililer, bu durumun sezon boyunca olumlu bir tablo oluşturacağını öngörüyor.
Bölgedeki balıkçı kasabalarında teknelerin limana dönüş anı adeta şenliğe dönüştü. Ağlardan boşaltılan palamutların parlak rengi ve iriliği, balık hallerindeki tüccarların da iştahını kabartıyor. İhracatçı firmaların temsilcileri, özellikle Rusya ve Avrupa ülkelerine taze palamut göndermek için şimdiden teklifler yapmaya başladı. İlk gün itibarıyla limanlarda yapılan açık artırmalarda palamut fiyatları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 ila 40 oranında daha düşük seviyelerde kaydedildi.
Balıkçı Esnafının İlk Yorumları
Trabzon'da 30 yıldır balıkçılık yapan bir gırgır kaptanı, yaşadığı mutluluğu şu sözlerle dile getirdi:
"35 yıldır bu denizlerde balık tutarım, böyle bir açılış görmedim. Ağlarımız palamutla dolu. Bu bereket Allah'tan, sezon güzel geçecek."
Samsun'da balık hali esnafından alınan bilgiye göre, tezgahlarda palamudun yanı sıra istavrit ve hamsi de görülmeye başladı. Ancak Türk mutfağının vazgeçilmezlerinden olan palamut, bu yıl ilk gözden düşmeyen balık oldu. Balıkçı kahvelerinde ise sezonun ilk haftasında yüzler gülüyor. Balıkçılar, palamut bolluğunun sadece kendileri için değil, Karadeniz'deki tüm kooperatif ve aracılar için de önemli bir kazanç kapısı olduğunu belirtiyor.
Palamut Bolluğunun Ekonomik Etkileri
Karadeniz'de yaşanan palamut bolluğu, yalnızca balıkçıların değil, bölge esnafının da yüzünü güldürüyor. Balıkçılık sektörünün doğrudan ve dolaylı olarak yüz binlerce kişiye istihdam sağladığı düşünüldüğünde, bu tablo ekonomik açıdan büyük önem taşıyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye, son yıllarda su ürünleri ihracatında önemli bir ivme yakalamış durumda.
Balık Tezgahlarında Fiyatlar Düştü
Palamut bolluğunun en görünür etkisi, hiç şüphesiz tezgahlardaki fiyatlara yansıdı. 1 Eylül öncesinde 200 ile 250 lira arasında satılan palamudun kilogram fiyatı, ilk günlerde 80 liraya kadar düştü. Vatandaş, uzun süredir bu fiyatı görmediklerini belirterek balık tüketimini artırdı. Özellikle işçi ve emeklilerin yoğun ilgi gösterdiği palamut, yerel pazarlarda ve marketlerde kapışılıyor.
Restorancılar da fiyatların düşmesinden memnun. Karadeniz mutfağının önemli bir parçası olan palamut, bu dönemde hem ev mutfaklarında hem de lokantalarda daha fazla yer buluyor. Ankara ve İstanbul'daki büyük market zincirlerinin tedarikçileri, Karadeniz'deki balık hallerinden yoğun alım yapıyor. Buna bağlı olarak soğuk hava depoları ve nakliye sektöründe de hareketlilik yaşanıyor. Uzmanlar, fiyatların bu seviyede kalması halinde kişi başı balık tüketiminin önemli ölçüde artacağını öngörüyor.
Bölge Ekonomisine Katkı Beklentisi
Karadeniz'deki palamut bolluğunun bölge ekonomisine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Balıkçılıkla geçimini sağlayan ailelerin yanı sıra, ağ ve tekne bakımı yapan işletmeler de bu dönemde ek gelir elde ediyor. Sektör temsilcileri, bu bolluğun sürmesi halinde ihracat gelirinin de artacağını ifade ediyor. Akdeniz ve Ege'deki balıkçıların kıskandığı bu tablo, Karadeniz'i yeniden Türkiye'nin su ürünleri üssü haline getirebilir.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun verilerine göre su ürünleri sektörü, geçtiğimiz yıl ülke ekonomisine yaklaşık 1,5 milyar dolar katkı sağlamıştı. Bu yıl palamut bolluğunun etkisiyle bu rakamın daha da artması bekleniyor. Uzmanlar, ihracat potansiyeli yüksek olan palamudun doğru şekilde değerlendirilmesinin bölge için büyük fırsat olduğunu vurguluyor. Konuyla ilgili yapılan değerlendirmelerde, balıkçıların daha fazla katma değer üretmesi için işleme tesislerinin desteklenmesi gerektiği belirtiliyor.
Uzmanlar Sürdürülebilirlik İçin Uyarıyor
Yaşanan bolluk sevindirici olsa da, uzmanlar aşırı avlanmaya karşı uyarıyor. Karadeniz'deki palamut stoklarının korunması ve gelecek nesillere aktarılması için bilinçli ve sürdürülebilir bir avcılık anlayışının benimsenmesi gerektiğini vurgulayan bilim insanları, özellikle genç ve küçük balıkların avlanmaması için av yasağına uyulması çağrısında bulunuyor.
Uzmanlardan Sürdürülebilirlik Çağrısı
Karadeniz Teknik Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyeleri, palamudun boy ve olgunluk durumuna dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor. Yapılan açıklamada, 28 santimetrenin altındaki palamutların denize iade edilmesi gerektiği, aksine davranışların stokları tehlikeye atabileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, mevcut bollukta en büyük tehditin yavru balıkların erken yakalanması olduğunu belirtiyor. Bu nedenle balıkçılara, daha seçici av araçları kullanmaları konusunda çağrı yapılıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın su ürünleri kontrol ekipleri de bölgede denetimlerini artırdı. Özellikle gırgır teknelerinin yasak bölgelerde avlanmaması ve ağlardaki göz genişliği kurallarına uyulması için sıkı bir denetim süreci yürütülüyor. Bakanlık yetkilileri, bu yıl ki av sezonunun sadece bu yılki bereketi değil, geleceği de ilgilendirdiğini ve bu nedenle kurallara uyan balıkçıları desteklediklerini dile getirdi.
Önümüzdeki Haftalarda Neler Bekleniyor?
Meteoroloji verilerine göre, Eylül ayında Karadeniz'de deniz suyu sıcaklığının mevsim normallerinde seyretmesi bekleniyor. Bu durumun palamut sürülerinin bir süre daha bölgede kalmasına yol açacağı tahmin ediliyor. Ancak uzmanlar, palamudun göçmen bir balık olduğunu ve sürülerin ilerleyen haftalarda İstanbul Boğazı'na doğru hareket edebileceğini dile getiriyor. Balıkçılar ise, yeni sezonun ilk haftasında yaşadıkları bolluğun, sonraki aylarda da devam edeceği konusunda temkinli ama umutlu.
Bazı sektör temsilcileri, avın çok yoğun olması durumunda palamut fiyatlarının daha da gerileyebileceğini ve bu durumun balıkçıların gelirini olumsuz etkileyebileceğini söylüyor. Bu nedenle, balığın yanlış zamanda piyasaya sürülmesindense dondurularak veya değerlendirilerek işlenmesinin daha karlı olacağı ifade ediliyor. Doğu Karadeniz'deki bazı kooperatifler, palamutun bir kısmını soğuk hava depolarında muhafaza ederek, sezon dışında daha yüksek fiyatten satmayı planlıyor.
Sonuç ve Beklentiler
Tüm gelişmeler ışığında, 2026 yılı av sezonunun başlangıcı palamut bolluğu ile taçlandı. Samsun'dan Hopa'ya kadar uzanan Karadeniz kıyı şeridinde balıkçıların yüzü gülüyor, tezgahlar taze ve uygun fiyatlı palamutla şenleniyor. Bu tablonun; üretici, tüketici ve ihracatçı olmak üzere zincirin tüm halkalarına olumlu yansıması bekleniyor.
Yeni sezonun sürekli ve sürdürülebilir olması, hem balıkçıların hem de bilim insanlarının ortak temennisi. Yakalanan her palamut derken, denizlerin dengesini korumak ve yarınlara bırakılabilecek bir bereket inşa etmek en büyük hedef. Karadenizli balıkçıların "vira bismillah" ile başlayan bu hikayesi, umarız yıl boyunca bereketli ve huzurlu şekilde sürer.